Piu.net

BLOG

Geri Dön

Merve Yörük ile Dekor Tasarım Üzerine

Tiyatro sahnesine adım attığımızda bizi içine çeken o büyülü atmosferin arkasında büyük bir emek, hayal gücü ve tasarım süreci yatıyor. Oyunun ruhunu yansıtan, karakterlerin dünyasını görünür kılan dekor tasarımı, bir anlatıyı sahnede bambaşka bir boyuta taşıyor.
Bu alandaki öne çıkan isimlerden biri de Merve Yörük.
Timsah Ateşi ve Küheylan başta olmak üzere birçok başarılı prodüksiyonun dekor tasarımına imza atan Yörük, sahne sanatlarına olan tutkusunu ve tasarım sürecindeki yaratıcı yaklaşımını bizimle paylaştı. 

Genel Kariyer ve Sanatsal Yaklaşım

- Dekor tasarımına olan ilginiz nasıl başladı? Bu alana yönelmenizde etkili olan şeyler nelerdi?
Sahne tasarımına ilgim aslında zamanla şekillendi. Liseden itibaren sanat eğitimi aldım; çizmek, görsel dünyalar kurmak zaten hayatımın merkezindeydi. Başta animasyon ve illüstrasyon ilgimi çekiyordu, çünkü bir çizginin hikâyeye dönüşmesini izlemek büyüleyiciydi.
Ama sahne tasarımıyla tanışınca o büyü başka bir boyut kazandı. Artık çizdiğim şey, sahnede ışıkla ve mekânla var olmaya başlamıştı. Beni en çok etkileyen şey de o boş mekânın hikâyeyle, renkle dolduğu o an.
Aslında hikâyeyi görünür kılmak diyebilirim benim için en çarpıcı olan şey. Sözlerin, duyguların, hatta sessizliğin bile bir biçim kazandığı o an, sahne tasarımını benim için özel kılıyor.

 

- Bir sahne tasarımcısı olarak en büyük ilham kaynaklarınız neler? Çalışmalarınızı şekillendiren sanatçılar veya akımlar var mı?
Benim için ilham tek bir yerden gelmiyor; daha çok gözlemle, gündelik hayatın içinden, bazen bir mekânın ışığından, bazen bir cümlenin ritminden çıkıyor. Doğayı, mimariyi ve resim sanatını çok besleyici buluyorum. Özellikle mekânın insan üzerindeki psikolojik etkisiyle ilgileniyorum; o yüzden sahnede ‘mekânın karakterini’ kurmak benim için çok önemli.
Genel Kariyer ve Sanatsal Yaklaşım
Mutfak
- Dekor tasarımında en çok üzerinde durduğunuz veya vazgeçemediğiniz unsurlar nelerdir?
Benim için sahne tasarımı, metnin içinde gizli olan alt katmanları görünür kılmakla ilgili. Kurulan her dünya, metindeki bir duyguya, bir kırılma noktasına karşılık gelir. Bu yüzden tasarlarken hep metnin ritmini ve sessizliklerini düşünürüm.
 
- Çalışmalarınızda hikâye anlatımını nasıl desteklediğinizi düşünüyorsunuz? Dekor, izleyicinin deneyimine nasıl yön veriyor?
Hikâyeyi doğrudan anlatmaktan çok, onun atmosferini kurmakla ilgili. Bir duyguyu, bir gerilimi, bir coşkuyu görünür kılmak isterim. Dekor, bu anlamda sadece bir mekân değil; oyunun hissini taşıyan bir alan.
KüheylanPoster
Küheylan ve Tasarım Süreci
 
- "Küheylan" oyununun dekor tasarım sürecini nasıl geliştirdiniz? Metinle ilk karşılaştığınızda aklınıza gelen ilk görsel imgeler nelerdi?
Metni ilk okuduğumda beni en çok etkileyen şey, Alan’ın zihninin karanlık, parçalı ve saplantılı yapısıydı. Bu ruh hâli tasarımın temelini oluşturdu. Atlar ise beni en çok heyecanlandıran figürlerdi; hem hareket hem de sembol olarak sahnenin kalbinde yer aldılar.
Yönetmen Barış Erdenk, ilk toplantıdan itibaren ne anlatmak istediğini çok net biliyordu. Kurmak istediği dünyanın duygusunu o kadar iyi tarif etti ki, benim görevim o dünyayı sahnede görünür kılmaktı.
Timsah Ateşi ve Tasarım Süreci
 
- "Timsah Ateşi" oyununun dekor tasarım sürecine nasıl yaklaştınız? Oyunun atmosferini ve temasını sahneye nasıl yansıttınız?
Ev, Halannah’ın zihninin bir uzantısı gibi çalışıyor; onun iç dünyasının dışa vurumu. Başta tertipli, düzenli ve steril bir evdeyiz — bu düzen seyirciye ilk anda bir güven hissi veriyor. Ancak bu güvenli atmosferin altında bastırılmış bir gerginlik var. Her şeyin yerli yerinde oluşu, aslında karakterin içsel kontrol çabasının bir göstergesi.
Timsah Tasarım Süreci 1
Oyun ilerledikçe, özellikle ikinci perdeden sonra, Halannah’ın içinde bastırdığı duygular yüzeye çıkmaya başlıyor. Bu değişim, sadece karakterde değil, mekânda da görünür hale geliyor. Evin düzeni bozuldukça, mekân giderek dağılmaya, nefes alamaz hale geliyor.Mehmet Ergenle bu dönüşümün ritmini korumaya çalıştık
Timsah Tasarım Süreci 2
Timsah Tasarım Süreci 3
- "Timsah Ateşi" ve "Küheylan" arasındaki tasarım süreçlerini karşılaştırdığınızda, sizin için en büyük farklar nelerdi? İki oyunun sahne tasarımına yaklaşımınızda nasıl farklılıklar oldu?
Aslında “Timsah Ateşi” daha somut, gerçekten yaşanan bir mekânda geçiyor. O yüzden tasarım süreci daha fiziksel bir dünyayı kurmakla ilgiliydi; izleyici kendini Halannah’ın evinde bulmalıydı. 
Küheylan’da ise tam tersine, daha içsel bir dünyaya girdik. Orada mekân bir yer değil, bir zihin gibiydi. Alan ın bastırılmış arzuları, tutkuları sahnenin formuna dönüşüyordu. Gerçek bir mekân kurmak yerine, zihinsel alanlar yarattık. 

 

;

Yani Timsah Ateşi’de dış dünyanın gerçekliğiyle uğraşırken, Küheylan’da iç dünyanın soyutluğuna odaklandım. Birinde mekân yaşanıyor, diğerinde hissediliyor.
İkisi de kendi içinde çok güçlü ama tamamen farklı duygusal frekanslarda çalışıyor.

.

 

Teknik ve Tasarım Üzerine
 
- Sizin için bir sahne tasarımını başarılı kılan unsurlar nelerdir?
Benim için bir sahne tasarımını başarılı kılan şey, sadece estetik bir bütünlük kurması değil, metnin ruhunu ve karakterlerin iç dünyasını seyirciye aktarabilmesidir. Sahne tasarımı, benim için anlatının bir parçasıdır; sessiz ama çok güçlü bir anlatıcı.
Başarılı bir tasarım, metni tekrarlamaz, onu yorumlar. Oyun metninin alt metinlerini, karakterlerin görünmeyen taraflarını sahneye taşır. Mekânın estetik olarak çarpıcı olması kadar, dramaturjik olarak doğru bir yerden kurulması da çok önemli. Bir sahne tasarımı, yönetmenle, oyuncularla ve ışıkla kurduğu ilişkide anlam kazanır. Her detay, renk, ölçek, malzeme, boşluk o dünyanın duygusuna hizmet etmelidir.
Kısacası, sahne tasarımı görsel bir kompozisyon”dan öte, seyirciyle kurulan duygusal bir bağdır. Eğer seyirci oyunun dünyasına adım attığında, o dünyanın içinde bir süre kalmak istiyorsa; orada bir şey hissettiyse o zaman o tasarım  başarılıdır.
 
- "Küheylan" ve ya "Timsah Ateşi" için en zorlayıcı veya sizi en çok heyecanlandıran sahne tasarımı unsuru neydi?
Timsah Ateşi’ nde en zorlayıcı kısım kesinlikle o dev timsah kuklasını çatıdan sahneye indirmekti. Hem teknik olarak çok hassas bir süreçti hem de dramaturjik olarak o anın etkisini korumamız gerekiyordu.
Küheylan’da ise zorluk tamamen başka bir yerden geldi,  orada görünmeyeni, yani karakterin iç dünyasını görünür kılmaya çalışıyorduk. Soyut bir atmosferde seyircinin duygusal olarak bağ kurabileceği bir alan yaratmak gerekiyordu. 
Küheylan
Gelecek Projeler ve Kariyer
 
- Genç sahne tasarımcılarına veya bu alana ilgi duyanlara verebileceğiniz en önemli tavsiye ne olurdu?
Sahne tasarımı çok katmanlı bir alan: dramaturjiyle, yönetmenlikle, oyunculukla, teknikle iç içe. Dolayısıyla yalnızca çizimle değil, sahne diliyle düşünmeyi öğrenmek çok önemli. Yönetmenle ve ekiple bir “dil” kurabildiğinizde, tasarım gerçekten yaşamaya başlar.
Sahne

.

   Kusursuzluk arayışı bazen yaratıcılığın önüne geçer. Bazen yanlış bir karar, seni çok daha özgün bir çözüme götürür. O yüzden hata yapmaktan korkmasınlar, çünkü sahne tasarımı denemeden, dokunmadan, yanılmadan öğrenilen bir şey değil.
En sonunda, sahne tasarımı bir düşünme biçimi. Her yeni oyun, yeni bir dünya kurma cesareti ister. Eğer o dünyaya inanıyorsan, seyirci de inanır.

 

 

 

 

        Röportaj: Aytunç Taylan
.